İZMİR TÜRK KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ BAŞKANI SEVGİ ÖZKÜZNE HANIMEFENDİ İLE SÖYLEŞİ
Can Şen
Müsvedde, sayı:11, Temmuz-Ağustos-Eylül 2010

Can Şen: Öncelikle bize hayatınızdan ve derneğinizi nasıl kurduğunuzdan bahsedebilir misiniz?

            Sevgi Özküzne: Hayatımdan bahsedebilmek, hele kısaca bahsetmeye çalışmak zor… Satır başları ile özetleyecek olursak: Çocukluğum İstanbul, Fatih’te geçti. O dönemin Fatihi… Sarıgüzel Caddesi’nde oturduk. Komşuluğun, dostluğun, yardımlaşmanın hüküm sürdüğü yıllar... Şehzâdebaşı’ndan Edirnekapı’ya kadar Çınar ağaçlarının gölgesi… Tramvay... Hayal-meyal Beyazıt Meydanı… ortadaki havuz… Sonra Edirne, Ankara ve İzmir…

           Kaybolan, kaybolmaya yüz tutan değerlerimiz... Türk olmaktan, Müslüman olmaktan şükür duymak yerine nerede ise utanan bir takım insanlar... Güzelim Türkçemizi, ibret alınası şanlı geçmişimizi, tarihimizi, atlatılan bâdireleri mühimsemeyen, az okuyan, az düşünen, Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesinin farkında olmayan, Mustafa Kemâl Atatürk’ü anlamak yerine sadece anmakla yetinen bir takım insanlar…

           İşte bütün bunlar, “Vatan” denince, “Bayrak” denince içi titreyen  on üç kadını, oturup dertleşmek yerine ne yapabiliriz, geçmişle gelecek arasında nasıl bir köprü kurarız diye düşünen on üç kadını bir araya getirdi. Dernekleşelim dedik… Besmeleyi çekip 1990 senesinde Derneğimizi kurduk. 

Can Şen:  TKSD hangi amaçlar doğrultusunda çalışmaktadır? Derneğin hedefi nedir?

Sevgi Özküzne: Derneğimiz, biraz evvel de bahsettiğim gibi, millî değerlerimizin 21. yüzyılda yaşanır hâle gelmesine yardımcı olmak; gençlerimizi, kadınlarımızı bir Millî kültür merkezinde bir araya getirebilmek maksadı ile kurulmuştur. 

Can Şen: Dernek bünyesinde ne gibi faaliyetler yapmaktasınız? Bu faaliyetleriniz esnasında başka kurum ya da kuruluşların desteği oluyor mu?

             Sevgi Özküzne: Gençlerimizden, üniversitede okuyan gençlerimizden, faziletli, çalışkan, ülkesini seven, ihtiyaç sahibi olanların bir kısmına olsun burs vermek faaliyetlerimizden biri… Bu gençlerle, genç akademisyenlerimizi, değerli ilim – bilim adamlarımızı bir araya getirmek, günün meselelerini tartışıp, danışabilmelerini temin etmek maksadı ile Genel Merkezimiz’de seminerler yapıyoruz… Kitap tanıtım toplantılarımız, genel merkezimizde; Klasik Türk Musikîsi koro çalışmalarımız, Hat, tezhîp, ebrû ve minyatür çalışmalarımız Karşıyaka şubemizde sürdürülüyor. Konferanslar, paneller, çalışmalarımızın bir bölümünü teşkil ediyor.

İzmir’de dernekler arasında çok güzel bir dayanışma ve dostluk hüküm sürmekte, Merhûme Tülay Aktaş hanımefendinin (Valimiz Kutlu Aktaş beyefendinin eşleri idi) temelini attığı Gönüllü Kuruluşlar Güç Birliği bu mânevî dayanışmayı sağladı... 13 sene doldu… İnşallah daha pek çok yıllar devam eder. Maddi olarak destek talebimiz derneğimiz adına olmadı. 

Can Şen: Dernek olarak düzenlediğiniz faaliyetlerin meyvasını alabiliyor musunuz?

            Sevgi Özküzne: Çalışmalarımızın meyvesini alabiliyor muyuz?  İnşallah... Bu uzun vâdeli bir proje. Biz tohumları ekip suluyor, çapalıyoruz. Meyvelerinin ülkemizin istifâdesine sunulduğunu da görürüz inşallah. 

Can Şen: Gelecek yıllarda neler yapmayı plânlıyorsunuz?

            Sevgi Özküzne: Gelecek yıllarda bu çalışmalarımızın daha da artarak sürmesi için Yönetim Kurulumuzu Genç akademisyenlerle güçlendirmek arzusundayız.. 

Can Şen: Son olarak kültürel bir yozlaşma içinde olan toplumumuza ve özellikle gençlerimize neler tavsiye edersiniz?

Sevgi Özküzne: Evet maalesef kültürel bir yozlaşma içindeyiz. Bizim istediğimiz ne istediğini, niye istediğini ve nasıl gerçekleştirebileceğini düşünen, kendisine saygılı, etrafına saygılı, gençler… Ülkesinin gerçeklerinin farkında olan, çözüm arayan bu çözümün kendi değerlerini yaşanabilir hâle getirebilmekte yattığının farkında olan gençler... Üstünde Fransızca-İngilizce yazılar sevimsiz şekiller olan gömlekleri giymekten utanan gençler… Yahyâ Kemâl’i, Mehmet Âkif’i, Arif Nihat Asya’yı okuyan-anlayan gençler… Osman Gazi; Fatih Sultan, Kanûnî Sultan Süleyman  bu gazi-fatih-kanûnî isimlerini nasıl hak etmişler, Mustafa nasıl Kemâl olmuş, Kemâl nasıl Atatürk olmuş  diye düşünen, araştıran gençler… “Vatan sevgisi îmandandır”; “Yalanla îman aynı kalpte durmaz”; “İki günü eşit geçiren, bir gününü kaybetmiş demektir” buyuran Hz. Muhammed’i anlamaya çalışan gençler… Vefâ hissi olan, yaptığı iyiliği unutup, yapılan iyiliği aslâ unutmayan gençler… Bu gençler var, sayıları da her geçen gün artıyor çok şükür, işte bu gençleri bir araya getirebilmek… Acizâne tavsiyem sevmek. Sevmek insanın kendisini sevmesi ile başlar ve Ulu Peygamberimiz’in buyurduğu gibi “Vatan sevgisi îmandandır” la kemâle erer..

         Seviniz diyorum.. Ülkenizi, dilinizi, tarihinizi, törenizi, Atanızı, vatanınızı, bayrağınızı  seviniz, seviniz..  Sevginiz bol ve şuurlu olsun. 

          Can Şen: Bu güzel söyleşi için çok teşekkür ederiz.[1]


 

[1] Dernekle iletişim için, adres: 139 sok. No:14/1 Köprü/İzmir. Telefon: 0232 243 07 78