GÜNBATIMI ŞİİR ÖDÜLLERİ

   Günbatımı Şiir Ödülleri sahiplerini buldu. Seçici kurul yaptığı esaslı çalışma sonucunda ilk üç belirlendi.
    Bize bu çalışmamız esnasında yardımlarını esirgemeyen hocamız Yard. Doç. Dr. Hüseyin Tuncer'e sonsuz teşekkürler...
      Seçici Kurul:  Can Şen, Nisâ Ayfer Çakın, Sinem Mahmutçebi

     Birinci: Tuncay Emre
                  Savaştepe Anadolu Öğretmen Lisesi Öğrencisi/Balıkesir

SENİ SEVİYORUM

İnsanın kalbi sığmıyor, ilk anda bağrına

Meleğim çıkıyor sanki o an karşıma

Rüzgara kapılmışçasına, sürüklüyor ardı sıra,

Esiyor estikçe ardından meleğim gittikçe

Ne yapayım ben gönlüm kendini sana verdiyse

 

İnleyip, sızlıyor isyanıyla, gönlüm ahına

Medet umuyor düşmanına, sevdası uğruna

Rencide etmek istemez, yoksa varamaz yanına,

Evvelinden beri bulamamış doymak ister aşkına,

Ne yapsa açamaz bu divane kalbini sana.

 

İhanet nedir bilmeyen kalbim açıyor kendini sana

Muhtaçtır adeta, tutulmuş diliyle anlamana,

Rahat edemez, sonsuz bakma isteğiyle gözler bakmayınca sana

Eriyor o zaman, gece boyu uykusuz gözler, ızdırap bana

Ne olur anla seviyorum seni, aşkın gerekli muhtacım sana.

 

İnsafsız değilsin biliyorum, isyanın dünyaya

Mel'ûn aşklar çıktı belki hep karşına

Reverans yapıyor kalbim aşkının hoşluğu karşısında

Emin olmak istiyor belki de duygularımın isyanına

Ne olur anla seviyorum seni, getirdiğim gerçek aşk sana

 

Avareydi yaşadığım aşklar belki yalan,

Şaşırtıyor kalbimin aşkına sadıklığı, beni inan

Korkuyor seni incitmekten ve de söylemekten yalan

İnan başka bir niyetim yok yeter aşkın bana her an.

Mahvediyor beni aşkımı sana anlatamam her zaman

Seviyorum diye haykırmak geliyor içimden, yakan aşkından

İnanırsın belki dili tutulmuş kalbime o zaman

Ne yapsam da anlatsam seni seviyorum inan !...

 

     İkinci: Murat Apaydın
                Serbest Meslek/Konya

SESİMDE
 

Sesimde rüzgarın nefesi,kaldırımda yanan bi izmarit var
Nefesimi tutuyorum çocukluk günlerimde
Su dolduruyorum akan çaylardan
Ekmek çıkarıyorum fırınlardan
Kuruşlarda şıngırtıları gülüşlerin
Ve yıkıntılarda kalan hayatın elleri
Masanın üstünde buruşturulmuş sevdanın inlemeleri
Bi kibrit çakıp yakıyorum gidenleri
Kapıların sürgülerini çekiyorum ardından
Kayboluyorum koy diplerinde
Sızıyorum sevdanın gözlerinden
Ve bitiriyorum ağır ağır adımlarımı
Bağırıyorum uğultulardan sesimle
Geliyorum gidenlerin ardından yanlızlığa doğru.

 

     Üçüncü: Ömer Fethi Gürer
                  Endüstri Mühendisi/İstanbul
 

LİZ


Karanlık loş ışıklı bir sokakta,
Duvara dayanmış çekiyordum sigara
Ayağında derman yıkıldın yıkılıyordun.
Birden koşmak geldi, içimden, sarıldım sana.
‘Ne oldu’ dediğimde öyle bir baktın ki bana,
Gözlerimin önünde kalan tek anı.
Ve seni sarmaladım, o yeni ceketime
Bir tuhaflık vardı sıcacık bedeninde,
Birlikte gelince evime,
Sıcacık çorba içmemişsin belki günlerce,
Önce temizlenmiş birde taranmıştın kendince,

Elim uzanınca o sıcacık yüzüne,
Konuşmadın hafif tebessümle baktın yüzüme,
Dertleşmek istedim.
Bir söz etmedin istedin
Kahkahaların çınlamaya başladı birden..
Adım LİZ dedin.
Birden irkildim..
Rüyamda bile korkutuyorsun
Ne yaptım senin sevgine ? LİZ
Söylesene…

 

Geri