"BİR EDEBİYAT SİTESİNDEN NE BEKLERSİNİZ" KONULU DENEME YARIŞMASI
2008

     Sitemizin beşinci yıl etkinlikleri kapsamında düzenlediğimiz "Bir Edebiyat Sitesinden Ne Beklersiniz" konulu deneme yarışmamız sonuçlandı. Can Şen, Serpil Akgül, Umut Soysal ve Emrah Arıcı'dan oluşan seçici kurulumuz "Paylaşmak Üzere" adlı yazısı ile Cem Sunay'ı birinci, "Ebedi Hayat" adlı yazısı ile Murat Apaydın'ı ikinci, "Baş Tacı Edebiyat" adlı yazısı ile Tuba Kural'ı üçüncü olarak ödüllendirdi. Dereceye giren katılımcılarımıza başarılarının devamını diliyor ve ilgileri için teşekkür ediyoruz. Dereceye giren yazıları bu sayfamızda yayımlıyoruz....

     

        Birinci: Cem Sunay

PAYLAŞMAK ÜZERE

Yazmak insan ruhunun çığlıklarıdır. Ancak gerektiği zamanda bu çığlıkları atarak yaşayabiliriz. İlk konuşmayı öğrendiğimizde; sözcükleri karmakarışık bir araya getirip konuşmaya çalıştığımız andan itibaren kendimizi anlatmanın sonsuz gayreti içine de girmiş oluruz.
       Pek çok insanın anlaşılmak, anlatmak, hissetmek için çıktığı bir yolda bazen bir kitaba bazen bir dosta ihtiyaç duyar. İşte edebiyatla karşılaşması bu arayışın sonucunda gerçekleşir. Edebiyat bireyin yaşadığı dünyayı tamamen farklı algılamasını sağladığı gibi, onun için yeni bir dünya da yaratabilir. . Bu bireysel beklentilerin dışında “edebiyat” çok uzaklarda olsa da seni anlayabilen, senin dünyanı anlatabilen, seninle bir şeyler paylaşabilen bir dosttur.
       Bu misyona sahip olan kavram elbet işlenmek, geliştirilmek ve yenilenmek ister. Bir edebiyat sitesinin de önemi işte tam bu noktada belirir. Öyle bir görevdir ki üstlendiği üyelerinden yalnızca rumuz ve şifreden başka bir şey istemeyen biri değil; varlığını üyelerinden alan; onları kendisinin bir parçası yapıp uygun çalışma ortamı sağlayarak ülke edebiyatına hatta dünya edebiyatına bir katkı sağlamaya çalışan bir olgudur.
       Ama sadece bununla bitmez bir edebiyat sitesinin görevi: üyeleriyle bir bütün olup çalışmalarda bulunurken ayrıca onlara yeni ufuklar açmalı ve edebi dünyalarının zenginleşmesini sağlamalıdır. Bunu yapmak kolay değildir elbet. La Fontaine’in “Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez” sözünü düstur alan edebiyatçı, çakıl taşları dolu yolu seçmeyi yeğler. Çünkü bilir ki sorumluluğu ve koyduğu hedeflere ulaşmanın yolu bu yoldur.
       Peki bu yol aşılması güç engellerin olduğu karamsarlığın bir adım yanında gezdiği bir yol mudur? Tabi ki bir edebiyat sitesi için asla böyle bir anlam ifade etmez. O sıradanlıktan kurtulmak için daha fazla çalışması gerektiğini bilir. Bunun için edebiyat sitesi üyeleriyle her zaman diyalog içinde olmalıdır. Çünkü edebiyata gönül vermiş bir kişinin yegane amacı paylaşmaktır. Edebiyat sitesine üye olmasının nedeni de bu paylaşım duygusundan gelir.

Bir edebiyat sitesi ülkemizdeki ve dünyadaki edebi gelişmeleri yakından takip etmeli ve bunları üyeleriyle paylaşmalıdır. Edebi yarışmaların hazırlanmasında duyurulmasında üyelerine elinden gelen tüm yardımı yapmalı ve onların başarı ya da başarısızlıklarında üye oldukları edebiyat sitesinin kimliğini benimsemelerine çalışmalıdır.  Üyelerin aktif katılımını sağlayacak küçük çaplı da olsa haftalık, aylık; öykü-şiir-denem vb. türlerde yarışmalar düzenlenmelidir. Burada unutulmaması gereken edebiyatçı asla bir yarış atı değildir. Amaçlanan seçilen konu hakkında ürünler ortaya koyup bunlar üzerinde yorumlar yaparak gelişmelerini sağlamaktır. Zira edebiyat sitesinin en önemli görevlerinden biri de üyelerinin gelişmesi değil midir?

Peki yalnız bunlar yeterli midir bir Edebiyat Sitesi için? Tabi ki yeterli değildir. Üyelerinin ilgilerini canlı tutmak ve onların  isteklerine hitap etmek için edebiyatta etkin bir ağırlığı ve yeri olan kişilerle röportajlar yapılmalı, foruma davet edilmeli ya da eserleri üyelerinin yorumlarına açılmalıdır. Kültürel edebi etkinlikler yakından takip edilerek üyelerle birlikte aktif katılım sağlanmalıdır. Tüm bunları yapan, yapmak için çaba harcayan bir edebiyat sitesi’nin Türkiye ve dünyadaki edebiyat alanında bir ağırlığının bir katkısının olmaması düşünülemez.

 

        İkinci: Murat Apaydın

EBEDİ HAYAT

Edebiyat düşlerin gerçeğe, gerçeklerin de düşe dönüştüğü bir umman gibidir. Saadeti uçsuz bucaksız iklimlere denk, çaresizliğin asla uygun düşmediği bir kelamdır.
         Bunca zaman ve bunca acıyı dindiren hatta mutluluk veren bir bağ…
        Gitmediğin, görmediğin yerlerin keşfine mazhar olursun. Sabır denildiğinde tarifini belki de en kolay yapabileceğin tanımdır.
          Bunları düşünüp de ruhun güzelliğini anlamamak mümkün mü?
         Öyle bir ruh ki içinde hem iyiyi hem de kötüyü barındırıyor. Ayırt etmek zor değil aslında, sadece biraz zaman alır. Düşünmemize ve bekleyişimize adres olan bu ölçütün bir gün gelip de başka yerlere yerleşmesi çoğunluğun sesini hemen duyurabilmesi belki de onun mucizesi.
        Beklentilerimiz diyorum, birçok kez yanından geçip de görmediğimiz, bizi bekleyen beklentilerimiz. Sadece anlatmak için değil, aynı zamanda anlamak için ve bunu milyonlarla paylaşmak içindir.
        Tek bir sayfada bütün hayatı toparlamak… Belki bu imkânsızdır, belki de değil. Ancak şöyle bir durum var, edebi bir siteden ne beklemeliyiz?
        Bunu düşünmek belki çok zamanımızı alır, ancak bana göre çok da değil.
       İlk önce şunların altını çizmek gerekli. Birincisi; birçoğumuz bilir ki edebiyat sitesi internet ortamında birden fazla kişinin fikirlerini, araştırmalarını, söylemlerini, yazılarını dile getirdiği tek sayfalık devdir, kükreyen bir dev. Buna göre biz bu siteden ne beklemeliyiz? Verilenler açık olduğuna göre, istenenleri sıralamak gerek. Birçok sitede olduğu gibi gereksiz, hiçbir anlam taşımayan sırf edebi kıpırtıyı biraz sıçratmak uğruna olmadık uğraşlara giren bir site zaten bir edebiyat sitesi olamaz.
      Bu hepimizin bildiği şeyler, bilmediklerimiz de var. Bir site kurarsınız, arkadaşlarınızı, dostlarınızı, tanıdıklarınızı birleştirerek bir ortam yaratırsınız.
      Ancak bir süre sonra bu önemini yitirir, çünkü edebiyat dediğiniz içten gelen zorlamaya gelmeyen hassas bir dengedir.
     Buna göre, bir edebiyat sitesinden beklenen; içeriğiyle duyguları geliştiren, ruha huzur veren bir duruşla her zaman bunu korumalıdır. Samimiyet edebiyatta en zorunlu gereçtir. Mutlak yolu samimiyet, sabır, açık fikir ve her surette inançtır.
      Bu kavramları uygulayan bir edebiyat sitesi hem güvenilir kalır hem de kalıcı olur.
     Çalışmak ve her zaman bunu hayata adapte etmek edebiyatçının görevi ise, edebiyat sitesinin de görevidir.
     Her yapılan iş bize dönerse bir gün bu yaptığımız, edebiyatın ta kendisi tarafından ödüllendirilir.
    Büyük çoğunluğu zaman kaybına yönelen bir toplumu dil ve edebiyatla ayakta tutabilirsiniz. Dilden ve edebiyattan yoksun bir toplum sizce kendine ne verebilir?
    Öyleyse edebiyat sitelerine düşen görevin mahiyeti de ortadadır: Her durumda bilinç, araştırma ve düşünceleriyle takipçilerine katmış olduğu bilgi ve verdiği destekle güvendir.
      Bir edebiyat sitesinden beklenen budur.

 

     Üçüncü: Tuba Kural

BAŞ TACI EDEBİYAT

 

İnsanoğlu yaratıldığı ilk günden beri kendini ifade etmeye çalışır.Bunun en önemli yollarından biri de yazmaktır.Türk Edebiyatı’nın ilk yazı örnekleri olan yazılı taşlar Orhun Kitabeleri’dir.Şimdilerde bizim kağıda döktüğümüz kelimeleri,atalarımız taşlara yazmıştır.Edebiyat her yerde her zaman var olmuştur İnsanlığın vazgeçemediği  bu sanat, bir çok insanın hayatında büyük yer kaplamıştır.Hayalleri,yaşanmışlıkları,düşünceleri her şeyi barındırır içinde.Bir yazarı ya da şairi okuduğunuzda onun iç dünyasında yolculuğa çıkarsınız.Kimi yazar hemen açar perdelerini okuyucuya,kimisi ise uğraştırır okuyucuyu biraz, küçük oyunlar yapar,gizli dünyalara çeker.

Edebiyat,gönülde ve zihinde oluşan kelimelerin kağıda dökülmesidir.Okuduğunuz güzel bir şiirin,ya da romanın kalpten geldiğini bilirsiniz.O şiiri yazan gibi okurken bir heyecan kaplar her yanınızı,diyecek hiçbir söz bulunamaz,büyülenirsiniz adeta.Bir romanı okurken,kahraman siz oluverirsiniz hemen,o kadar içine girersiniz ki onunla ağlar,güler,heyecanlanırsınız.

İnsanlığın vazgeçemediği  bu sanat bir çok insanın hayatında büyük yer kaplamıştır. Edebiyat bir çok bölümü olan bir sanattır.Her bölümünün ayrı ayrı tadına varmak gerekir.İstenilene ulaşmak gerekir.Günümüz dünyası,teknoloji çağıdır.İnternet sayesinde Edebiyat paylaşım siteleri olmuştur.Bu siteler Edebiyat için iyi bir gelişmedir.Bir çok genç yazar yazdıklarını bu sitelerden birçok insana ulaştırma fırsatı bulmuştur.Diğer bir faydası  ise,evimizde,kütüphanemizde bulunmayan bir çok eseri bu sitelerden okuyabiliriz.Bir edebiyat sitesinde olması gerekenler ise öncelikle sadece “Edebiyat”ı içermelidir.Başka lüzumsuz şeylere yer verilmemelidir.Her köşesi doyumsuz edebi değer taşımalıdır. Genç şair ve yazarlara önem verilmelidir.Siteye verdikleri yazılar,sitede sönük durmamalıdır.Edebiyat geçmişten günümüze her şeyiyle ele alınmalıdır.Günümüzde çok popüler olmasa bile sitede yeri olmalıdır.Örneğin Divan Edebiyat’ı gibi.Hayat renkli ve değişkendir,Edebiyat da hayatı barındırır içinde bu yüzden bir Edebiyat sitesi değişikliklere ve yeniliklere açık olmalıdır. Bu içerik,site tasarımı,sunulan eserler her şey için geçerlidir.

Tek düze bir site bir süre sonra katılımcıyı sıkar.Site de yarışmalar düzenlemedir.Hikaye ve şiir yarışmaları.Bu yarışmalar genç yazarlar için faydalı olacaktır.İnsanın kendini denemesi iyidir,onu onu üst mertebelere çıkartır.

Türk milleti için Orhun Kitabeleri’nden bu yana başlayan bu sanat bize geçmişimizi  verir.Atalarımızın yaşadıklarını okuruz,milletimizin neler görüp,geçirdiğini.Bize kimi zaman bir savaşı bazen de bir âşık atışmasını anlatır.Her millet tarihiyle vardır.Edebiyat da tarihin ana damarlarından biridir.Yaşanmışlıkların en güzel göstergesi baş tacı sanatımızdır.Edebiyat için oluşturulan her site kıymetlidir.İyi bir Edebiyat sitesinin katılımcıya doyumsuz bir edebi ziyafet çekmesi yeterlidir.Akan suyun yolunu bulduğu gibi okuyucuda sitesiyle muhakkak yolunu bulur.